ÜBİSAD tarafından hazırlanan "Türkiye'nin Dijitalleşme Endeksi Raporu"na göre Türkiye'nin dijitalleşme notu geçtiğimiz yıl 5 üzerinden 2,94 oldu ve bu yıl da 3,06'ya yükseldi. Koronavirüs salgınıyla birlikte teknolojiye ve dijital dönüşüme yapılan yatırımların hız kazandığı günümüzde dünyaya paralel olarak Türkiye’nin de bu teknolojik gelişmelerin ışığında yol alacağına inandıklarının altını çizen Wipelot CEO’su M. Rifat Ok, “Sadece özel sektörde değil kamu kurumlarında da farkındalık büyük bir hızla artıyor. Çağı yakalamak isteyen büyük firmalar ve KOBİ’ler ise işletmelerini ve üretim süreçlerini dijitalleştirerek sektör ve tüketici beklentilerini maksimum düzeyde karşılamak için çalışıyor. Artık üretici firmalar iş yapış süreçlerinde ürünlerini, araçlarını ya da çalışanlarını gerçek zamanlı olarak takip etmenin avantajlarını daha hızlı fark ediyor. Bu alandaki farkındalığın geçmişe nazaran çok daha hızlı bir şekilde artacağını öngörüyoruz. Biz de bugünün ve geleceğin dijital fabrikalarında üretimin daha verimli bir şekilde planlanması ve süreçlerin iyileştirilmesi, işletmelerde ekipmanların izlenmesi, iş güvenliği için personellerin ve taşeronların takibi gibi kritik iş süreçlerinin sağlıklı bir şekilde yönetilmesini sağlayan Wipelot ile işletmelerdeki tüm varlıkların ve durumlarının görünürlüğünü sağlayıp dijitalleşme yolunda temel bir eksiği tamamlıyoruz” dedi.

IoT teknolojisinde Cisco ile işbirliği

Türkiye’de endüstriyel IoT - RTLS (Zamanlı Konum Belirleme Sistemi) alanında üretim yapan, öncü ve güçlü referanslara sahip bir teknoloji şirketi olan Wipelot, 2005 yılından bu yana, dijital dönüşümün temelini oluşturan gerçek zamanlı kişi, ekipman ve ortam izleme alanlarında yazılım, donanım ve danışmanlık hizmetleri veriyor. Endüstri 4.0 evresinin yapıtaşı olan endüstriyel IoT, RTLS, RFID (Radyo Frekanslı Tanıma), UWB (Ultra Geniş Bant), mobil teknolojiler ve iletişim teknolojileri alanında gerçekleştirdiği yoğun Ar-Ge çalışmaları sonucunda yerli ürünler üretiyor. Global şirketlerin ve Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu konumundaki firmaların dijitalleşen işsüreçlerinde verimlilik artışı sağladıklarının ve iş güvenliği kapsamındaki riskleri azalttıklarını belirten M. Rifat Ok, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Maden, inşaat, sanayi, havacılık sektörleri başta olmak üzere çimento, denizcilik, enerji, gıda, metal, otomotiv, sağlık ve tekstil gibi çok sayıda sektöre çözüm sunuyoruz. IoT teknolojisi özelinde Cisco ile stratejik bir çözüm ortaklığı geliştirmekten dolayı çok mutluyuz. Yakın dönemde Cisco ile Wipelot’un UWB tabanlı çözüm ve teknoloji gücünü birleştirerek Eagle Eye ürününü geliştirdik. Endüstri ve IoT alanındaki ezberleri bozmaya hazırlanan Eagle Eye, özellikleriyle dünyada bir ilk. Santimetre seviyesindeki hassasiyeti sayesinde tüm pandemi sürecinde işletmelerin yatırımlarını korumasına ve yeni normale uyum sağlamasına katkıda bulunuyor. Tek altyapı sayesinde tesisin RTLS ve iletişim ihtiyaçlarının tamamını çözebilen Eagle Eye, dijitalleşme yolunda ilerleyecek tüm endüstriyel kuruluşlar için ihtiyaca özel çözümler sunabiliyor. Benzer şekilde akıllı ve gelişmiş özelliklerle donatılmış Catalyst 9100 AP üzerine geliştireceğimiz RTLS IoT USB modülü ile iç mekanlarda da işletmelerin iletişim ve gerçek zamanlı konum belirleme ihtiyaçları, tek sistem üzerinden karşılanabilecektir. Çözümlerimizi iki ana grup altında toplayabiliriz. Birinci grup çözümler Wipelot RTLS adı ile sunduğumuz, doğrudan verimliliğin iyileştirilmesine odaklı ve ilgili endüstriye özel süreçlere etki eden gerçek zamanlı konum belirleme ve değerlendirme sistemleri, ikinci grup çözümler Wipelot ISG olarak isimlendirdiğimiz konum temelli iş güvenliği sistemleridir.

Bilindiği gibi yüzbinlerce metrekarelik tesislerde binlerce ekipman ve personel hareket halindedir. Bu tür tesislerde en büyük problemlerden biri hareket halinde olan tüm bu varlıkların hangi süreçte hangi konumda olduğunun anlık ve geçmişe dönük olarak izlenememesi ve süreçlerin detayda yönetilememesidir. Oysa ki bu tür karmaşık operasyonların yürütüldüğü geniş tesislerde konum ve buna bağlı tüm bilgiler, iyileştirme faaliyetlerinin yapılması için kritiktir. Wipelot RTLS ile tüm varlıkların anlık olarak konumunu ve durumunu kapalı – açık tüm alanlarda hassas olarak takip ederek hangi alanda ne kadar vakit harcadığını görebilmeyi sağlıyoruz. Bu büyük veri ile temel analizler yapıp hem genel, hem de sektöre özel anlık ve geçmişe dönük raporlar üreterek görünmeyeni görünür kılıyoruz. Örnek vermek gerekirse, bir depoda tüm forkliftlerin yoğunluk analizlerini yaparak operasyonda yüzde 4 iyileştirme sağlıyoruz, bir madende hassas konumlama ile sinyalizasyon yaparak aynı sürede ve kaynak ile yüzde 6-10 oranında daha fazla cevher çıkarılmasını sağlıyoruz, ya da binlerce insanın çalıştığı ve ekipmanın kullanıldığı bir inşaat sahasında sadece bu varlıkların konum ve durumlarını görünür kılarak operasyonun yüzde 3 hızlanmasını sağlıyoruz. Uçak bakım hangarında hangi ekipmanın hangi uçak bakımı için kullanıldığını hassas konumlama ile algılayarak hem enerji verimliliği hem de doğru kaynak yönetimini sağlıyoruz. Bu örnekleri sektörlere göre çoğaltmak mümkün.

Wipelot ISG ile bir tesisteki yalnız çalışan personellerin iş kazası riskini azaltıyoruz, SDS ile sosyal mesafe ve filyasyon takibini yapıyoruz. Ayrıca yasak bölge ve benzeri kontroller ile iş güvenliği alanındaki riskleri minimize ediyoruz. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosuna göre yılda ortalama 100 kişi forklift kazaları ile hayatlarını kaybetmektedir. Wipelot ISG Safezone ile bu tür kazaların yüzde 75’i önlenebilir. Bugüne kadar bu sistemi binlerce ekipmana entegre ederek bu riskleri azaltmaya çalışıyoruz. Kısacası Wipelot ile firmalar; iş süreçlerinin iyileştirilmesi, risklerin azaltılması, takip, raporlama ve verimlilik avantajları sağlayarak ekstra rekabet gücü elde ediyor diyebiliriz.”

Yoğun Ar-Ge çalışmalarının ödülü ihracat oldu

Şirket olarak birçok ülkeye iş ortaklarıyla birlikte ihracat gerçekleştirdiklerini vurgulayan M. Rifat Ok, ihracat hedefleri konusunda ise şu bilgileri verdi: “Bu yıl daha da büyüterek Avrupa ve Amerika pazarlarında yurtdışı satış faaliyetlerine başladık. 2021 yılında da yurt dışı pazarlara açılım konusunda hızlı bir ivme ile yol almaya devam edeceğiz. Yoğun Ar-Ge çalışmaları gerçekleştiriyor ve yurtdışı pazarlarda gerekli olabilecek özel sertifikasyon süreçlerini tamamlıyor, diğer taraftan şirket yapılanmasını güçlendirerek altyapımızı sağlamlaştırıyoruz. Yüzde 100 yerli sermaye ile Türk mühendisler tarafından üretilen teknolojilerle globalde başarılı bir marka olmak, ülkemiz ihracatına ve ekonomisine katkıda bulunmak en önemli hedeflerimizden biri. Bu noktada stratejik çözüm ortağımız Cisco ile daha güçlü bir konuma ulaşacağımıza inanıyoruz. Hâlihazırda dünyanın önde gelen firmalarına gerçek zamanlı izleme teknolojileri markamız Wipelot RTLS, ISG, SafeZone ile dünya markası olmayı hedefliyoruz.”

BT Haber Dijital Türkiye Dergisi Aralık-2020 Syf.64,65